Olyar Oğuz'un Köşesi

 

10 Aralik, 2007

Ne Okuyalim Nancy ?

 

Bundan birkac hafta once burada bir kitap kulubu toplantisi yaptik.  Haydi bugun onu ve arkasini anlatayim size.....

Is once, Kevin Revolinsky diye bir Amerikali delikanlinin bizi telefonla aramasi ile basladi.  Madison/ Wisconsin'den.  Arkadas once Kitap kulubu baskani

Hanimi aramis. O yurt disinda oldugundan, 2. Baskan bizim Hanimi aramis.  Hanim cevap verip, kendi Ingilizcesini yetersiz bulunca (Pek de mahcuptur taze,

len senin en kotu Ingilizcen, avaraj Amerikalinin en iyi Turkcesinden 10 kat iyidir be !), tutup telefonu bize verdi.

........Kevin delikanlinin derdi ; bir ogretim suresi, 9-10 ay filan kaldigi ve Ankara Kolejinde Ingilizce ogretmenligi yaptigi surede basindan gecenleri - yani

gunluk hatiralari filan- bir kitap haline getirip bastirmis, simdi de diyar diyar dolasip kitabi pazarliyormus.  Guney Florida'ya gelip kitap da Turkiye hakkinda

oldugu icin Turklerle tanismak istermis.  Eh dedik, dernek baskanini haberdar edelim, herhalde olur.  Musbet cevap alinca, oglana "Gel !" dedik.

........Neyse uzun lafin kisasi, Kevin geldi, bir pazar gunu gidip aldik misafir oldugu yerden, tutup Kulup Baskani H.'in evine getirdik.  Yalniz surda bir parantez

acip, soyleyelim ki bir evvelki toplanti da bu cocugun kitabini inceleyecegimiz de herkese bildirildi.  Yani millet kitabi nerden alacagini, okumasi ve bir yorum

yapmasi gerektigini cok onceden biliyordu.  Toplantiya tahminen 20-22 kisilik bir grup katildigi halde, okuyan sadece 3 kisi cikti.  Gelenlerin bir kismi Turkiye'

den misafir olduklari icin bilmiyorlardi ama en az bir duzine insanin okumasi gerekirdi.  Tabii okumayanlar sadece orada konusulanlara alelacele bir yorum

yapip, isi hemen kendi tecrubelerine getirip konuyu dagitiyorlardi.  Oysa her onune gelen kendi macerasini anlatirsa misafir oldugumuz evde kac gece yatisina

kalmamiz gerektigini pek hesap eden yoktu. 

.......Aslinda biz kitapla sadece Turkiye hakkinda diye ilgilenmistik, yoksa kitapta ne bir fikir, ne dusunce, ne bir felsefe, ne de derinine bir inceleme vardi.

Sadece Kevin'in basit maceralari. Bakkalla konustum, kasaptan et aldim, polise merhaba dedim. kapici bahceyi yikiyordu filan gibi kestane seyler.  Bir

Turk yazsa yuzune bakmayacagimiz gunluk olaylar, bir Amerikali yazinca, bokunda boncuk bulmak adetimiz nedense sahlaniyordu.  Kevin gidip te bir kadeh

raki icince, bize unutulmus Turklugumuzu hatirlatiyordu. Hergun milyonlarca Turkun yaptigi, bir Amerikali da yapinca bizim "assimilasyon" damarimiz bir

kabariyor ki tutana askolsun.  Neyse, Kevin'e sorular soruldu, okuyan okumayan, laf olsun torba dolsun cinsinden.  Oglan da maasallah aldi mi sazi eline,

bir cumleyle cavaplayacagi bir soruya 3 sayfa laf ediyor, ama gene de bir fikir, dusunce yok.  Mesela benden bir soru :  Bu yabanci ulkelere gonderilen

-ve de ogretmen diye sokusturulan- insanlarin gidecekleri ulke hakkinda kucuk de olsa bir egitime tabii tutulmalari gerekmez mi...?  soruma Kevin,

- "Boyle birsey istenirse, kimse bulunmaz diye bir cevap verdi......eyvah ki ne eyvah !  Turk cocuklari cehaletten mahvolacaklar....

Tabii bu arada kimsenin aklina gelmeyen, benim de bile bile es gectigim sorulari da hasir alti ediverdik.  Mesela ertesi gun saat 7 veya 8'de isbasi yapman

gereken bir gunun aksami sabah 4'lere kadar ickili partilerde ne isin vardi arkadas....?  Boyle hocaligin verimi ne ola ki...? gibilerden..... 

........Simdi ben size bu bulunmaz Hint Kumaslarinin nasil bu noktalara geldigini biraz anlativereyim.  Kendi ulkelerinde dogru durust bir baltaya sap olamamis

macera seven ve de hem gezer tozariz, hem de para aliriz diyen karakterler bu bosluklari buluyorlar.  Turkiye'de bu acikgozler, Turkiye standartlariyla pek

guzel bir maasin yaninda, kendilerine lojman niyetine guzel bir apartma dairesi temin ediliyor ve de butun saglik hizmetleri bagli bulunduklari muessese

tarafindan odeniyor.  Yemesi icmesi, gittikleri yerlerde "ustun irk" muamelesi gormesi de Turk insaninin farkinda bile olmadigi bir asagilik duygusu......

.......Neyse toplantiya donelim,  Kevin'e kitabinda degindigi icin Turkiye'nin bazi siyasi konularinda yonelttigimiz sorular, pestenkerane bazi cevaplarla

gecistirildi.  Oglan bilmedigi veya hic ilgilenmedigi konular da ne cevap versin.  Son senelerde o kadar Turkiye aleyhi yazi ve nesriyattan bunaldik ki

aleyhte yazilmamis bir yazinin bile bir ferahlik yaratacagi dusunuluyor. O yazi ki en ufak bir fikir, dusunce veya felsefe vermese de.....Ama bu bir yerde

hepimizi de avanak yerine koyan, siz daha derinini bilemezsiniz diyen nesriyat, cocuk kandirmak icin sisirilen bir balon olmuyor mu...?

.......Isin buraya kadarina benimle beraber 20-22 kisilik grupta sahit oldu.  Bundan sonra olanlari da, ben size anlatayim.

.......Sahsen ben pisman oldum, boyle bir renksiz, sirf ticari amaclarla yapilmis bir bos kitabi  degerlendirmeye aldigimiz icin.  Kitap kulubunun kitap

seciminde bir takim standartlari olmasi icabeder.  Ve de tabii bu kitaplarin okunmasi.  Yoksa herkes boy gostermeye gelirse, kimin ne fidan boylu

oldugunu zaten cogu biliyor.....

.......Neyse arada  ufak bir aperatifle iftar actik falan, giderken de eksik olmasin Feza H. hem bana hem Kevin'e birer borek tabagi hazirlayarak

hem misafirperverligini gosterdi, hem de bu seneki zekatini vermis oldu.  Allah kabul etsin ! gelecek toplantiyi da Mekke'de yapalim be Feza...!

.............

.......Simdi gelelim sonra olanlara......Ne zamandir bazi arkadaslar israr ederler, biz de Hanimla zaman zaman konu ederiz.....su okudugunuz

yazilari bir kitap haline getirip te bastiralim diye.  Matbaaci bir arkadas bunun bize astari yuzunden pahali olacagini soyleyince, biz de vazgectik.

Insan bunu niye ister....?  Sohret, para, mevki zart zurt.........bunlar benim fazla salladigim seyler degil, ister inanin, ister inanmayin......Sohret dedigin

Kaf Daginin ardinda bir koy, Zumrut Anka minubusleriyle gidilir.  Para desen, denizde kum, bende de kum ! Mevki desen, biz cocuklugumuzda da

tramvayin ikinci mevkiinde giderdik.  3 kurustu yesil tramvaylar.......

........Peki ne icin isterim bu kitap isini..?.......Sunun icin ;  bir fikir tartismasi, bir bilgi alisverisi ortami olsun ki ceyrek aklimizin yetmedigi konulari bir

baska aklievvelden dinleyek...........Bu gune kadar asla basaramadigimiz bir konu.   Kitap kuskunu bir milletten beklentimiz cok galiba.....

........Kevin'in kitabini Citlembik diye bir yayinevi basmis.  Hanim su siralar Turkiye'de.  Gideyim konusayim dedi.  Eh git konus bakalim dedik.

Kevin'in tuttugu teenager hatira defterini basan sirket, eh bizim yazilari da okurlar diye dusunduk....?  Citlembik'in yetkili muduru mu, editoru mu ne

bir Turkle evli Nancy isimli bir Amerikali hanim.  Gondersin yazilari okuyalim demis.  Eh biz de tuttuk bir duzine filan bir yaziyi gonderdik.  Okumus.

birkac gun sonra cevap geldi......:  Benim yazilar Citlembik'in cizdigi yola uymuyormus !  Eh uymaz uymaz......gerci yontardik biraz ucunu ama bosver,

tartismasina girmem.    Bu anlasilir bir tutum.  Biraz bekledim de......Etliye sutluye dokunmayacaksin, hele zulf-u yare hic dokunmayacaksin, cocuk

masallariyla halki uyutup yolunu bulacaksin.  Eh gemisini yuruten kaptan.........Kozlar onlarda oldugu icin hic tartismaya girmem.....yalniz benim canimi

sikan nokta :  Turk Halkinin ne okumasi gerektigine bir Amerikalinin karar vermesi.....!  Gercekleri ortaya cikarmayacaksin, devletin ileri gelen zevatina

laf soylemeyeceksin, haddini bilip, kicinin uzerine oturacaksin.  Ve buna Nancy karar verecek....!  Hay cizginiz batsin sizin.....

........Diyeceksiniz simdi, agabey seni bu sivri dille Turkiye'de yasatmazlar.  Haklisiniz !  Benim gibi nicelerini delige de tiktilar, para cezalariyla, daha

eskilerde surgunlerle de cezalandirdilar.  Susturmak, gozunu korkutmak, kolay da bir de sormak lazim....Bu taktikle bugune dek hangi soruna care

bulundu....? Kimbilir, susturmak yerine dusunmek bir cozum yolu olabilir mi...?

........Velhasil bunlar da toplantidan sonra olanlar iste.   Amerikali oglana para kazandirdik bir araba cop icin, sirf dostluk ugruna, ama kendi dersimizi

de aldik iplerin kimin elinde olduguna dair......Lan bir turlu uslu bir cocuk olamadik gitti be......!

.....

Olyar   

Bu sayfalardaki yazılarımla ilgili yorumlarınızı ve sorularınızı Olyar@Comcast.net e-mail adresime gönderebilirsiniz...

Olyar Oğuz'un Köşesi Ana Sayfası

Yazıların içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. Yazıların bu sayfalarda yayınlanıyor olması GuneyFlorida.com'un ve sponsorlarının yazıların içeriğini onayladığı anlamına gelmez.

Ana Sayfa · Aktiviteler Listesi · Resimli Haberler · Tavla Ligi · Sanal Kütüphane
İş Arıyorum · Eleman Aranıyor · Türk Şirketleri · Roommate · Diğer Reklamlar
Türk Basını · Turkish MLS · Posta Kutusu

© 2003 GuneyFlorida.com Tüm Hakları Saklıdır.
GF@EricNur.com