Olyar Oğuz'un Köşesi

 

1 Ocak, 2007

Yarim Kalan Bir Mac...

 

Yahu biz bu muhabbet Burhan B.ile Can Ikiz arasinda olsun, biz de belki 3-5 yeni birseyler ogreniriz diye umid ediyorduk. Olmadi. Burhan B. bize kisa bir ara pasi yapip cekildi. Can Ikiz de uzun havadan bizim sahaya bir top atti, biz de biraz da istemiyerek ama sahada oldugumuzdan, topu once kafayla karsilayip, gogsume indirdim, sonra derhal yere indirerek kisa deparlarla orta sahayi gectim ve 18'e suzuluyorum. Korner noktasina yakin ortami yapacagim 6 pasa dogru. Artik gerisini Can Ikiz dusunsun.....

Can'in 19 Aralikli yazisini biraz karistiralim.....Yazida bir cumle 1923'te Sovyet Devrimi zaten bel vermisti...diyor. Pek anlayamadigim bir cumle. Ihtilalin henuz 6. yili...??? Bildigimiz kadariyla Sovyet macerasini kisa bir ozetlersek: 1917 baslangic. Harpten cekilmeleri. Nazim Hikmet'e Salkim Sogutleri yazdiran Kizil ordularin Gen Verlinsky ve Beyaz ordulari kovalayip, onlarin da cil yavrusu gibi dagilmalari. Buyuk bir kisminin Istanbul'a gelip Beyoglu'nun eglence ve gece hayatina renk katmalari vs......Rusya'da Radical Bolseviklerin, Liberal Mensevikleri ezmeleri. Lenin devri....Olumuyle gelen Stalin devri. Liderlik mucadeleleri. Ilk kurban Trocki'nin kacisi. Buyukada'da capariyle istavrite cikmalar. Tutunamayip haydi Mexico'ya kacmalar. Stalin'in kiralik katili Ramon Mercader'in kursunlayip, Trocki'yi ortadan kaldirmasi. Kasap Stalin'in kendi halkindan en az 100,000 kisinin kanina girerek korkunc diktasini kanitlamasi. 2. Dunya Savasi. Sonra keloglan Krushev, karakas Brejzne v devirleri. Soguk savas yillari. Bati'yi titrettikleri yillar. Arada Andrupov gibi figuranlar ve sonunda Gorbacov emmi ile 80'li yillara gelis. Butun hasmetiyle, gaddarligiyla, demir perdesiyle yasanan bir 70 sene. Sonra kendilerini oldugu kadar butun dunyayi da hayrette birakan bir cozulus. Sonrasi malum sarhos Boris vs......Bilenler derler ki Marks ve Engel'in Das Kapital receteleri tam uygulanmadigi icin devrim cuvallamistir. Ben Communist Paradox'unu daha ilginc buluyorum: Hem dunya nimetlerinin kiymeti yok, insanlari hirsa filan surukluyor (Mistik felsefe), hem de aman agbiler, hersey el degistirsin. Polit Buro ve croniler 70 sene bunu sokusturmaya calisdilar, ama sonra ekonomi : Hele agir ol molla, bu isler boyle yurumuyor....mu oldu?

Ama bu gercekler su yuzune ciktigina 70 sene gecmisti. Ilk 6. senedeki "bel verme" daha bir izaha muhtac........

Bir baska cumle daha izaha muhtac: 1919'da Samsun'a cikis enine boyuna bir daha dusunulmelidir.......Iyi, dusunek te beklentimiz ne olarak dusunek....?

1900'lerin basinda, Askerin devlet uzerindeki nufuzunda ayni gorusu paylasmiyoruz. Ittihat Terakki'nin 3 sacayagini incelersek. Herseyden once durum bu 3 kahramanin bir otorite boslugundan yararlanip ortaya hakim olmalarindan dogmustur. Mehmed Resat gibi ebleh bir padisah yerine IV Murad veya hatta Kizil Hamid gibi bile bir sultan olsaydi, bu durumun asla olusamiyacagi malumdu. Evet bu 3 adamdan Enver ve Cemal birer asker olmalarina ragmen, bir askeri diktadan bahsedilebilir mi..? Bence hayir. Islerin cogu diktadan ziyade olup bittiye getirmek, ham hum saralopla yutturulmak seklinde cogunlukla. Ikincisi Talat bir sivil. Posta memurlugundan sadrazamliga. Enver ve Cemal'in ordu uzerinde baskisi muthis ama siville bir alisverisleri kisitli. Belki Cemal'in kanunsuz Guney Dogu'da 3-5 adam asmasi haricinde...... Talat'in da asker uzerinde nufuzundan bahsedilemez. Bu isik altinda 19 Mayis'ta Samsun'a cikiyoruz. Vahdettin ve Damat Ferid'in tasdikli, muhurlu izin ve tasvibleri cebimizde. ...ve onlara binbir duaciyiz.....:

....Padisah Basyaveri Naci Bey'e (General Naci Eldeniz) yazilan mektup soyle:

- Acizleri de bizzat Halife Hazretlerinin gok kadar yuksek olan esigine yuz surmek serefinden mahrum kalmanin daha fazla devam etmeyeceginden umidli ve her zaman dogruladigimiz sadakat ve baglilik hissinin sonsuz oldugunu, padisahin huzuruna bir defa daha basarma fikriyle bahtiyar olarak sonsuza kadar surecek saygilarimi ve ululamalarimi sunmaya aracilik etmenizi reca eylerim. Imza: Mustafa Kemal.

.....Bundan anlasilacagi uzre, aklimizda ne Cumhuriyet, ne demokrasi dusuncesi var. Varsa bile kimsenin bildigi yok. Vahdettin hatiralarinda "Anadolu'ya gecmeyip at ustunde kilic sallamamanin pismanligindan" bahseder. Yapsaydi acep Mustafa Kemal ne durumda olurdu, bir merak konusu. Merak konusu olmayan birsey varsa o da halkin kimi takip edecegidir. Neyse faraziyeler uzerine kafa yormayalim....Ne zaman ki kongreler yapilir, Ankara calismaya baslar ve de asker-sivil bize baglanmaya baslar, o zaman Istanbul'a karsi sesimiz daha zayif ama Ankara'da daha kuvvetli cikmaya baslar. Ve bu kuvvetli ses, oyle kuvvetlenir ki ne sivrilme ihtimali olan herhangi bir rakibe, ne de aykiri telden calan hic kimseye tahammul yoktur. Iste bu huyumuz, onceleri Trabzon milletvekili Ali Sukru ve Laz Osman macerasini yasatir, daha sonraki senelerde bize Istiklal Mahkemeleri rezaletini, Izmir Suikasti sonrasi olanlarini hazirlamistir. Suikastin sahsimiza yapildigi bir suru sahit ifadeleri ve dellillerle ortaya ciktigi halde, bunu Cumhuriyete karsi yapilmis gibi gosterip, sahsi hesaplasmalari ve rakip elimine etmeleri sahneye cikarmak durumlari hasil olur. Kurunun yaninda yanan yaslar, bir gozdagi vermek icindir. 1 ayda 16 kisinin (14 milletvekili) idam edilmesi o zamanin sartlariyla bile hangi adalet kavrami ile bagdasir bilmem. Ama sinif arkadasimiz, kurtulus savasi kahramani Alb.Arif (ayici) ve hic alakasiz Maliye bakanimiz Cavit de gurultuye gidenler arasindadir. Fevzi ve Karabekir zor bela kendilerini aklarlar. Ama buna mukabil Antep eskiyasi Kilic Ali kilifina uydurma seneryosunda bas rolu oynamaktadir, Istiklal Mahkemeleri baskani olarak. Bunlar diktatorluge giden merdivende birer basamaktirlar.

......Simdi biraz daha evveliyatina gidip, bir baska pencereden bakalim: Hakimiyet Kayitsiz Sartsiz Milletindir lafi Jean Jacques Rousseeau amcamizin bir lafidir. Ama o lafin bir devami vardir, pek agza alinmaz: Power is indivisible and must not be dividen into legislative and executive........Birinci cumle insanlara "benim de lafim geciyor" hissini vermek, ikinci cumle ise daha bir gercekleri dile getirmektir.

.....Bakin Halide Teyzeniz Turkish Ordeal'in 151. sayfasinda ne diyor:

- For Turkish people the immediate goal was clear : Deliverance from invaders. But the final goal was hazy- haziest perhaps in the mind of the supreme actor Mustafa Kemal Pasa- There was no doubt that he meant to wear the laurels of victory alone should the issue be victorious and there was no doubt that he meant others the others to bear the responsibilities of the divine folly of struggling against impossible odds so long as victory seemed distant and unattainable.........Vay babam vay.......

Tevekkeli kacti arkadaslar yurttan apar topar. Iyi ama biz de hic dusunmeden hemen silkip atalim mi Arap kizi vay....senin icin 15 sene yatalim mi vay....?

.....Dahasi var, ama simdilik hem yoruldum, hem karnim acikti...... Pek net olmayan havadan soru sormak kolay da, neye cevap verecegimizi bilmedigimiz icin cevap pek kolay olmuyor.....kocaaaa bir toparlama yapiyoruz, icinde bir cevap ta olacagini umarak.........

2007'nin saglik ve mutluluk getirmesi dilegiyle......

Olyar

Bu sayfalardaki yazılarımla ilgili yorumlarınızı ve sorularınızı Olyar@Comcast.net e-mail adresime gönderebilirsiniz...

Olyar Oğuz'un Köşesi Ana Sayfası

Yazıların içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. Yazıların bu sayfalarda yayınlanıyor olması GuneyFlorida.com'un ve sponsorlarının yazıların içeriğini onayladığı anlamına gelmez.

Ana Sayfa · Aktiviteler Listesi · Resimli Haberler · Tavla Ligi · Sanal Kütüphane
İş Arıyorum · Eleman Aranıyor · Türk Şirketleri · Roommate · Diğer Reklamlar
Türk Basını · Turkish MLS · Posta Kutusu

© 2003 GuneyFlorida.com Tüm Hakları Saklıdır.
GF@EricNur.com